ANASAYFA BİYOGRAFİ SEMPOZYUM TEDAVİLER PROLOTERAPİ EĞİTİMLER MAKALELER VİDEOLAR İLETİŞİM

Elektrosmog

Bu kelimeyi duymayanlarımız eminim ki az değildir. Ama hayati bir konudur. Hergün hepimiz elektrosmoga maruz kalıyoruz. Sağlığımızı bozan en önemli unsarlardan birisi elektrosmogtur.

Etrafımızda, yaşadığımız ortamda 7.8 Hz olarak ölçülmüş bir manyetik frekans olması gerekir. Bu frekans Güneş ışınlarının ozon tabakasından geçtikten sonra Dünyamızda oluşturduğu frekanstır. Bunu ölçen Alman bilim adamının adı ile anılır. Buna Schuman frekansı denir.

Bir insan sabah işe gidiyor. Akşama kadar bürosunda birkaç görüşme yapıyor. Birkaç bardak çay içiyor. Telefon görüşmeleri yapıyor. Akşam olunca da “Çok yoruldum. Bu gün bitkinim.” Diye dert yanıyor. “Ne yaptın Allah aşkına. Tarlada mı çalıştın. Sırtınla yük mü taşıdın. “ İşte o insanı yoran elektrosmogtur. Eğer yaşam alanında schuman frekansı olsaydı hiç yorulmazdı. Schuman frekansını bozan en önemli unsurlar : beton zemin, kanalizasyon, elektirik kabloları, elektirikli aletlerdir.

Almanya da bina biyologları diye bir meslek var. Yaptıkları iş ise, ev ve iş yerlerimizin eletromanyetik düzenini kurmaktır. Çok ilginç değil mi? Sıkı durun asıl bomba şimdi geliyor.

Bizler cep telefonlarının mikrodalgalarının beyin tümörü yapıp yapmadığını tartışa duralım. Evimizde bulunan elektirikle çalışan tüm cihazlar schuman frekansını bozuyor. Yaşam alanımızı yaşanamaz hale getiriyor. Her cihaz 220 volt olan şehir ceryanı ile çalışıyor. Ancak adaptörler , bu 220 voltu 9-20 volta düşürürken ortamda bir manyetik alan oluşmaktadır. Bu da elektrosmog yaratmaktadır. Evde ki yaşam alanında elektrosmogu önlemek için bu cihazların yerleştirilmesi işlemini bina biyologları yapmaktadır. Açık havada, yeşil alanlarda schuman frekansı var. Elektirkli cihazların olmadığı, cep telefonlarının olmadığı ortamlarda schuman frekansı var. Schuman frekansı korunması gereken en önemli unsurlardan biridir. Ormanlarımızı, su kaynaklarımızı korumak kadar önemlidir.

Dr. Ludwig bu konuda 10. 000 iş yeri ve evde çalışmalar yapmış. İnsanların %30 unda alerji, kronik ağrı, halsizlik, yorgunluk, baş ağrıları, saptanmış. Bu şikayetlerin önemli bir kısmı çocuk ve yaşlıları etkilemek olduğu saptanmış. Çocuk ve yaşlılarda bağışıklık sistemi erişkinler kadar güçlü olmadığından elektrosmog karşısında daha korunmasız kalmaktalar.

Elektrosmogtan nasıl korunacağız? Sadece şunu söyleyebilirim. Fırsat buldukça ailenizle birlikte Kefe yaylasına gidin mümkünse gece oradaki bir çadırda kalın.

Denizli Bizim Gazete de 7.0cak.2008 de çıkan yazım