ANASAYFA BİYOGRAFİ SEMPOZYUM TEDAVİLER PROLOTERAPİ EĞİTİMLER MAKALELER VİDEOLAR İLETİŞİM

Homepati ve Tamamlayıcı Tıp

Modern tıp, hastanın ve hastalığın morfolojik ve fiziki değişiklikleriyle ilgilenmekte ve hastalıkların, mikropların, travmaların organizmada yarattığı sapmaları tedavi etmektedir. Bu sayede artık salgınlar(veba, tifo,kolera, çocuk felci, verem, trahom v.s ) tamamen önlenmiştir. Akut bir hastalıktan insanların ölmesi modern tıp imkanı olan yerlerde oldukça nadirdir.

Ancak kronik hastalıklarda, dejeneratif hastalıklarda,(Romatizmal hastalıklar, Fibromiyalji,MS –Multible Scleroz, Miyastenya Gravis, Miyopatiler,Depresyon, Psikozlar,  Astım, KOAH, Hipertansiyon, Migren, Kanser v.s.) modern tıbbın başarısı oldukça düşüktür. Kronik hastalıkların tedavisinden çok semptomların geçici olarak rahatlatılması ve hastanın ömür boyu ilaç bağımlısı olması şeklinde bir prensip hakim olmuştur.

Bu nedenle tamamlayıcı tıp disiplinleri ve geçen asırlarda üzerinde pek durulmayan veya bir ara popüler olup sonra unutulmuş olan tedavi yöntemleri, modern dünya da yeniden kabul görmeye, en azında dikkate alınmaya başlanmıştır.

Bu nedenle Akupunktur, Homeopati, Nöralterapi, Proloterapi,Ozon Tedavisi özellikle kronik hastalıkların tedavisinde destek tedavi, yardımcı tedavi, Komplementer tedavi adıyla hekimler ve hastalar tarafından tanınır ve uygulanır olmuştur.Aslında hastayı tedavi eden ve hekim tarafından uygulanan, bilim olan, kanıta ve yanıta dayalı açıklamaları olan tıp disiplinlerin tamamlayıcı ve destek diye ayırmak pek uygun değildir. Belli alanların kontrolünü eline geçirmiş olan ve sektörleşen her hizmet, kendine rakip olanı dışlıyor. Ancak ortada bir gerçek var ki, amputasyon önerilen bacakları

Ozon Tedavisi ile kurtarıyoruz. Bu mutluluk ve başarıyı yüzlerce kez ben de yaşadım, hastalarım da yaşadı. Varsın yöneticiler Ozon yönetmeliği hazırlamasınlar. Ortada bir realite var.

Homeopatinin, astımlı hastayı, migrenli hastayı, diyabetik hastayı tedavi ettiğini Homeopatlar biliyor ve yayınlıyorlar. Ama Homeopatinin alfabesi de, okulu da, kitabı da, çalışma prensibi de modern tıbdan farklıdır. Birinin yöntemiyle diğerini kanıtlamak henüz mümkün görünmemektedir.

Nöralterapi ile tedavi edilen , migren, fibromiyalji,kabızlık vakalarını ülkemizde sayısı 500 e ulaşan Nöralterapistler bilmektedirler.

Proloterapinin bel fıtığında, artrozlarda, eklem instabilitelerinde, tendinitte, avasküler nekrozlardaki başarısını her geçen gün daha çok görüyoruz.“Sizin bu hastalıkla, bu ağrıyla yaşamanız lazım” böyle bir cümle yok. Yaratan her şeyin şifasını vermiştir. Şifasını vermediği bir derdi de henüz vermemiştir.