ANASAYFA BİYOGRAFİ SEMPOZYUM TEDAVİLER PROLOTERAPİ EĞİTİMLER MAKALELER VİDEOLAR İLETİŞİM

Osteomiyelit

Kemiği tutan, akut bakteriyal kas iskelet sistemi hastalığıdır. En sık sebeb olan mikroorganizma Stafilokok Aureus, Streptokok sp, Gram- Basil,Stafilokok Epidermistir. Antibiyotik tedavisi en önemli tedavidir. Cerrahi debritman , kronik vakalarda  tedavide , çok önemli yer tutar. Ancak hekimleri ve hastaları en çok uğraştıran ve zorlayan osteomiyelit, onlarca ameliyat geçiren ve sklerozan osteomiyelite dönüşen vakalar dır. Bu vakalarla çok uğraşan ve önmeli sonuçlar elde eden bir hekim olarak şu konuların altını çizmek gerektiğini düşünmekteyiz. Burada  her klasik kitapta bulabileceğimiz genel konular dışında birkaç önemli noktaya vurgu yapmak istiyoruz.

Bakteriyel hematojen yayılım kavramı,  en çok osteomiyelit ve sarkomlarda  vurgulanmakta ve olayın ortasına yerleştirilmektedir. Ancak patogenez ve hastalığın oluşum süreçlerine alışılmış bir klinisyenden daha derin bir ilgi duyan nöralterapi ve tamamlayıcı tıp uzmanları için bu sorgulanması gereken bir kavram gibi orta yerde durmaktadır. 

Septik artrit için, tonsillit için, pneomoni için hematojen yayılım o kadar üstüne basa basa ortaya konmazken, osteomiyelitte bu söylemin akut hematojen, subakut hematojen ve kronik hematojen gibi sınıflandırılması ve detaylandırılması da   manasız gibi durmaktadır. Hematojen olan bir yayılım sonunda lokal bir alana yerleşiyorsa bu hematojen vurgusu tedavide ne değiştirecek ki. Patogenezde önemli iki lokal  bariyer var.

1- Periost

2- Epifiz plağı

Bu iki bariyer aşılmadan osteomiyelit tablosu ortaya çıkmıyor. Bu iki bariyerin geçilebilmesi de çok önemli bağışıklık sistemi yıkımları sonrası ortaya çıkmaktadır. Elbette burada önemli sistemik bariyerde bağışıklık sistemidir. Sistemik ve lokal bariyerleri güçlendirmeden ostemiyelit tedavisi başarılı olamaz. Klasik (“Anti” mantığı) mantıkla etken mikro organizmayı hedef olan tedavi tipi, hastalığın kronikleşmesinde en önemli etkenlerden olduğunu düşünmekteyiz.

Antibiyotik + Lokal bariyeri güçlendirmek+ sistemik bariyeri güçlendirmek. işte başarılı tedavi formülü budur.Bağışıklık sistemini zayıflatan durumlar:

1-Malnutrisyon

2-Böbrek yetmezliği

3-Karaciğer yetmezliği

4-Alkol bağımlılığı

5-İmmun sistem defektleri

6-Kronik hipoksi

7-Malignensi

8-Diyabetes Mellitus 

9-Aşırı yaşlı olmak

10-Steroid kullanımı 

11-Sigara alışkanlığı

Tedaviye dirençli vakalarda aşağıdaki durumlar söz konusudur:

1-Kronik Lenfödemi olanlar

2-Venöz tıkanıklık olanlar

3-Major Damar sorunu olanlar

4-Arteritis olanlar

5-Aşırı skar dokusu olanlar ( yanık skarı, by-pass ve varis ameliyatları skarı gibi)

6-Radyasyon fibrosizi olanlar

TEDAVİ:

NÖRALTERAPİ:

Lokal tedavi: Tutulan kemiğin kanlanmasını artıran venöz- arteriyel sistem ve onun üzerinde en etkili sisteme olan VSS nin regüle edilmesi ve yıkım ürünlerinin atılmasını sağlayan lenfatik sistemin akışkanlığının sağlanması, bütüncül tamamlayıcı tıp yaklaşımının temel iki amacıdır.  Kronik osteomiyelitte, VSS  üzerinde kronik bir irritasyon yapan asıl bozucu odak zaten osteomiyelitin kendisidir. Ancak hastalığın oluşum döneminde, ilk odak ne idi. Zamansal ilişkili anamnez alarak primer, sekonder ve hatta tersiyer bozucu alan veya odakların teşhis edilmesi ve regüle edilmesi çok önemlidir.Lokal tedavide osteomiyelit fistülize ise, fistülden medulla içine 20-50 cc lik enjektöre hazırladığımız %1 prokain + serum fizyolojikle hergün yıkama yapılmalıdır. Fistül,  fistül çevresi ve skar dokuları %1 lidokainle regüle edilmelidir. Perivenöz ve intra venöz lidokain uygulamasıyla tutulan ekstremite kanlanma sistemine uyarı verilmesi ihmal edilmemeli. 

Segmental Tedavi:  Segment tanımlaması içinde yer alan miyotom, viserotom, dermatom v.s. tek tek incelenmeli ve gerekli uygulamalar yapılmalıdır.

Bozucu Alan Tedavisi: Bozucu alan regülasyonunda en geniş bakış açısı ile değerlendirme ve uygulama yapılmalıdır. Kronik bir organ hastalığı varsa çoğunlukla o organ bozucu odak haline gelmiştir. Kronik prostatit varsa , prostat bozucu alan olabilir. Hastanın asıl sorunu kronik prostatitmiş gibi Nöralterapi uygulanmalıdır. Prostat için lokla tedavi, segmental tedavi, prostat için bozucu alan ve sistemik etkili nöralterapi uygulamaları yapılmalıdır. Ve tüm bunlar aynı tedavi sürecinde bize asıl başvuru nedeni olan Kronik osteomiyelit tedavisinin bir aşaması olarak tedavi planına yerleştirilmelidir.

Eksen organ değerlendirilmesi:  (tüm kronik olaylarda olduğu gibi ) titizlikle değerlendirilmelidir. Omurga kaynaklı sorunlar veya omurgaya yansıyan sorunlar sistemi direk ve indirek yollardan etkilerler. Bu sebeble her uygulama seansı,  mutlaka segment tedavisi ile bitirilmelidir.

Barsakların regülasyonu: Hopherin batın uygulaması,

Gangliyon Çölyak uygulaması, Barsak flora regülasyonu (Probiyotikler kullanımı, gıda intoleransı  ve kandida değerlendirilmesi ve eliminasyonu)Latent Asidoz olup olmadığı değerlendirilmelidir: Latent asidoz olan kişinin nefesi kokar, en hafif bir dokunuşla cildi kızarır. Bu kızarıklık 30-60 dakika sürer. Aşırı yorgunluk, genel bir kırgınlık, hayattan zevk alamama, uykudan sonra dinlenememe hali, enfeksiyonlara direnci azdır.  Çabuk yorulur.  Bu kişilere anti-asidoz tedavisi ve detoks uygulanmalıdır. Kronik vakalarda uzun süreli ilaç kullanımına bağlı bağ dokusu donukluğu sık görülür. Ayrıca ilaçların olumsuz etkilerine uzun süre maruz kalan organizmada  regülasyon mekanizmaları disfonksiyonu oluşmuştur. Nöralterapi ile bu durumun regülasyonu yapılmalıdır.

OZON TEDAVİSİ:

Lokal Ozon uygulaması: Fistül içine yüksek konsantrasyonda 50-70µgr/cc 10-30 cc ozon enjekte edilir. En güçlü doğal dezenfektan olan ozonun lokal dezenfeksiyon etkisi, yarada yüzeyel debritmana neden olur.  Fistül içinden 50 cc lik enjektörle ozonlu su yıkaması yapmak  kapanmayan yaralar ve osteomiyelitte her seansta uyguladığımız bir tekniktir. Enfeksiyonun derecesi ve şiddetine bağlı olmak kaydıyla gün aşırı uygulama yapılabileceği gibi, haftada bir uygulamada yapılabilinir. Ortalama bir vaka için toplam 10 seans uygulama yapılmaktadır. Ancak kronik uzun yıllardır süren bir vakada ilk etapta 10 uygulama yapıldıktan sonra , doku cevabına bağlı olarak bu uygulamalar farklı sıklıkta devam edebilir. Bizim uygulamamızda 10 seans bittikten sonra 2 ay sonra hasta kontrole çağrılır ve yeniden değerlendirilir.

Vakum Uygulaması: Fistülün üzerine ters kap gibi kapanan ozona dirençli malzemeden yapılmıs iki yanında tahliye boruları ile ozon jeneratörüne bağlı olan, yara yüzeyine vakum etkisi yapan bir düzenekle, yara sahası devamlı aktif ozonlanır ve  bu işlem 20 dakika sürer.

Torbalama Yöntemi: İlgili   ekstremitenin cilt yoluyla ozonlanmasıdır.  Non-invazif etkili bir yöntemdir. Ekstremite ozonlu su ile nemlendirilir. 50µgr/cc dozunda ozonla doldurulan ozona dirençli bir malzemeden yapılmış şefaf  torbaya yerleştirilir ve böylece ozon nemli cilt tarafından emilir. İşlem 20-30 dk sürer. Bu uygulama vakum uygulaması kadar etkili değildir. Ancak dönüşümlü olarak uygulanabilir.

Majorotohemoterapi: Bağışıklık sistemi üzerine etkisi, kan kimyası üzerine etkisi, sitokinler üzerinden TGH (Transformin Growth Hormon) aktive etmesi , doku oksijeasyonu  v.s kanıtlanmış etkilerinden dolayı Osteomiyelit  tedavisinde önemli bir yeri vardır.

Minörotohemoterpi: İmmün modülatör etkisi ve kendi kanıyla tedavi yönteminin bir modifikasyonu gibi görünmektedir.